İslam Bilimler Tarihi Hocası Fuat Sezgin Hayatını Kaybetti

İlim dünyası önemli bir KIYMET, ender bulunacak bir bilim adamını kaybetti. İslam Bilimlerine adanmışlık, azim, gayret, fedakarlıkla, insanlığa ve müslümanlığa hizmeti kendine dert edinmiş dünyanın önde gelen tarihçilerinden İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin, 94 yaşında hayatını kaybetti.

1924 Bitlis doğumlu Fuat Sezgin 1943-51 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Şarkiyat Enstitüsü’nde, “İslami Bilimler ve Oryantalizm” alanında otorite sayılan Alman oryantalist Hellmut Ritter’in yanında öğrenim gördü. Hocasının, bilimlerin temelinin, “İslam Bilimleri”ne dayandığını söylemesiyle bu alana yönelen Sezgin,  Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde, “Buhari’nin Kaynakları ” adlı doktora tezi ile  ilim dünyasinda önemli bir yer edinmiştir.  Hadis ilminin kaynağı, İslam  kültürünün yapı  taşı olan Buhari’nin, bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil, “yazılı kaynaklara dayandığı, hatta İslam’ın erken dönemi 7. yüzyıla kadar geri gittiği ” tezini ortaya koymuştur. Halihazırda Avrupada özellikle Oryantalistler tarafından tartışma konusu olan bir tezdir.

Goethe Üniversitesi`nde Müze

Sezgin 1961’de doçent olarak Frankfurt Üniversitesi’ne gelmiş, 1965’te orada profesör olmuştur.  1978 yılında Suudi Arabistan Kral Faysal Vakfı’nın İslami bilimler ödülünü alan ilk kişidir. Bu ve başka desteklerle Sezgin, İslami ilimler tarihini geniş çaplı araştırmak ve tanıtmak amacıyla  J.W.Goethe Üniversitesi’nde Arap – İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü’nü ve 1983’de buraya bağlı  olarak müzesini kurdu. Bu müzede, “Din bilimi gölgeledi”  başlığını reddederek, İslam kültür çevresinde Müslüman bilginler tarafından yapılmış aletlerin ve bilimsel araç ve gereçlerin yazılı kaynaklara dayanarak yaptırdığı numunelerini sergilemiştir. Modern bilim dünyasında yetim ve mahzun kalmış İslam Bilim Tarihi´nin hakettiği gerçek yeri, ortaya koyma  gayretlerinin neticesinde astronomi, coğrafya, deniz bilimleri, saat teknolojisi,  geometri, tıp, kimya, fizik ve daha birçok bilim dalı ile ilgili 800’den fazla aletin olduğu bir müze kurmuştur. Enstitüde bulunan eserleri tanıtmak ve İslam kültür çevresindeki bilimsel gelişmeyi göstermek  için 5 ciltlik katalog ( Wissenschaft und Technik im Islam /İslamda Bilim ve Teknik) hazırlamıştır. Bu müze bünyesinde 45 bin ciltlik kitapla olusturduğu Bilimler Tarihi Kütüphanesi de yer alıyor. Bazı kitapları, sahasında orijinal tek nüsha olma özelliğini taşıyan bu kütüphane, İslam Bilimler Tarihi açısından dünyada tek olma özelliğine sahip, koleksiyon bir ihtisas kütüphanesidir. Ayrıca ilim hayatı boyunca, yılda 365 gün ve her gün aralıksız 17 saat çalışarak, Bilim Tarihi alanında temel müraacat kaynağı niteliğinde olan 17 ciltlik “İslam Bilim Tarihi” adlı külliyatı kaleme almıştır. Bunun için 60 kadar ülkeyi ziyaret etmiş, yüzbinlerce  kitap ve yazma eser incelemiştir.

Öncülüğünü yaptığı İstanbul Gülhane Parkı´ndaki “İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi” sayesinde, Türk insanı da son yıllarda onu daha yakından tanıma fırsatı bulmuştur. Müslüman bilim adamlarının 700 kadar buluşu, şuan bu müzede sergilenmektedir. Bu müzenin faaliyetlerini desteklemek amacıyla 2010’da Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı kurulmuştur. Sezgin, Arapça, Almanca, Süryanice, İbranice, Latince de dahil 27 dili çok iyi derecede biliyordu.

Uluslararası çeşitli akademilerin üyesi de olan Prof. Dr. Fuat Sezgin, çok sayıda önemli ödül ve nişana layık görüldü. Birçok üniversite tarafından kendisine Fahri doktora ünvanı verildi.

Ögrencilerinin taziye mesajları:

Prof.dr Fuat Sezgin`in vefatı, Avrupa ülkelerinde yetıstirdiĝi ögrenciler arasında da büyuk üzüntüye neden oldu.

Islamic Research & Education Institute araştırma görevlisi Hüseyin Şen, :  „Hocaların hocası Prof. Dr. Fuat Sezgin’i kaybettik. Bugün ilme adanmış 94 yıllık bir ömürden sonra bir çağ kapandı ama ardında bizlere, yeni çağlara fazlasıyla yetecek kadar, dev bir miras bıraktı. Hocamıza Allah’tan rahmet ailesine sabırlar diliyor, hocanın bizlere emanet ettiği mirasıyla daha nice Fuat Sezginlerin yetişmesini temenni ediyorum“dedi.

Ütrechte üniversitesi`nde yine İslam Bilim Tarihi konusunda doktoro çalışması  yapan Şen, sözlerine ilave olarak, „Hoca’nin ilk ve en önemli katkilarindan birisi dünyada kisaca GAS olarak bilinen Geschichte des Arabischen Schrifttums başlıklı dev bir eser kaleme almasıdır. Bu eserde hadis, şiir, astronomi, matematik, kimya gibi farklı farklı alanlarda çalışmış İslam alimleri hakkında biyografik ve bibliyografik bilgi yer almaktadir. İkinci katkısı 19.yy ve 20. yy ortalarına kadar farkli dillerde yayımlanan ve ulaşılması zor olan makaleleri ciltler halinde toplamasıdır. Buna ilaveten önemli, ve ulaşılması zor olan yazmaların tıpkıbasımlarını yayınlamı, İslam alimlerinin icat ettigi bilimsel aletlerin tekrar yapılarını yaptırıp bir bütün halinde koleksiyon olarak sunmustur. Bu koleksiyon sayesinde insanlar İslam medeniyetinde bu bilimsel geleneĝin ne kadar zengin oldugunu görmüştür “.

Center of Arts, Research and Education Başkanı Mehmet Alparslan Çelebi:

„İnancını hayatın gerçeklerine göre değil, hayatını inançlarına göre tanzim eden değerli Hocamız bu uğurda bedel ödemekten hiç bir zaman kaçmadı. Dünyada yaşadı ama dünyayı yasamadı. Buna şahitlik ederim. Bundan 15 yıl kadar evvel ilk defa yanında vakit geçirmeye başladığımda bir gün öğle vakti “Yemek yiyelim mi?” diye sormustu. Sonra ceketin sağ cebinden bir kuru dilim ekmek çıkardı. Sol cebinden de bir kağıt parçası içinde saklı olan bir dilim peynir. Ekmeğin üstüne koydu ve yedi. “Az ye az uyu çok çalış Mehmet” derdi.“